Anasayfa Dijital İletişim Dijital Reklamcılık ve Eksik Unsur: Duygu
Dijital Reklamcılık ve Eksik Unsur: Duygu

Dijital Reklamcılık ve Eksik Unsur: Duygu

0

Günümüzde internet teknolojilerinin hayatımıza girmesiyle birlikte, yeni davranış kalıpları kazanılmaya ve bazı davranış kalıpları da unutulmaya başlandı.

Çıkış noktası iletişim olan bu değişim, reklamcılık sektörünü de yeni bir boyuta taşıdı. Dijital reklamcılık, internette geçirdiğimiz sürenin neredeyse büyük çoğunluğunda maruz kaldığımız bir pazarlama yöntemi halini almış durumda.

Bu yeni iletişim ortamı, data ve kişiselleştirilmiş reklam üzerine inşa edildi. DMP’ler üzerinden alınan datalar segmentasyon için ve markanın pozisyonuna göre hedefleme yapabilmeleri için etkin bir şekilde kullanıldı. Tabi bu değişimin sonrasında, markaların benzer label’daki rakiplerinin fazlalığından dolayı, “ihtiyaca yönelik” pazarlama kurguları uzunca bir süre başarıya ulaştı.

Arama motoru optimizasyonları, Adwords, Facebook reklamları hep ihtiyaca yönelik kurgularda kullanıldığında, markalara faydalar sağladı. Ancak 10 yıl önceki internet kullanıcılarıyla, günümüzün yeni jenerasyonunun internet kullanımı farklılık arz etmekte. Bu farklılık; satın alma davranışlarından, beslenme biçimlerine ve hatta çalışma biçimlerine kadar etki etmiş durumda. Data bu yeni davranış biçimlerini tanımak ve anlamak adına bir yol gösterici olsa da, pazarda ve tüketicinin satın alma süreçlerinde ne yaşadığını bilmek marka için daha uzun süreli bir birliktelik doğuracaktır.

Bu sayede satın alma davranışını gerçekleştiren tüketicinizin “shopper” deneyimini tasarlayarak onunla gerçek anlamda bir bağ kurmak mümkün.

Fayda odaklı dijital reklamcılık altın dönemini yaşıyor belki, fakat “reklamcılıkta” unutulan temel bir konu var. John Mellor’ın duygulara dair güzel bir görüşü vardır ve şöyle der:

“Duygu, deneyimin yeni para birimidir. Pazarlamacılar, deneyimleri sever, markalarımız için deneyim geliştirmeyi seviyoruz ve müşteriler de bundan keyif alıyor. Fizyolojik bir tepkinin yanı sıra duygusal bir tepki yarattıkları için de anlamlılar. Deneyimlerle uğraşırken, duygularla da uğraşmış oluyorsunuz.”

Hedef kitlenizin sadece satın alma davranışı ile ilgilenmeniz, dijital markanız için faydadan çok zarar veren sonuçlar doğurabilir. Bu nedenle, tüketicilerinizin satın aldıkları ürünlerini deneyimlerken onların yanında olmanız, bu kitlenin markanızla duygusal bir ilişki kurmasına olanak sağlar.

OKU  Web Sayfaları Hangi Cinsiyete Göre Tasarlanır?


Nik Shuliahin

Günümüzde, pazarda benzer ürün üreten birçok marka bulunmaktadır. Artık bir markanın “eşsiz satış vaadinin” olması çok da önemli değil. Çünkü pazarda, yeni bir ürün çıktıktan kısa bir süre sonra, benzerleri hızlıca üretilmektedir. Bu sebepten hedef kitlenizle ilişki kurmanız, “bir şey paylaşmanız” büyük önem arz etmektedir.

Tüketici satın alma davranışını gerçekleştirirken “rasyonel” değildir. Çoğunlukla “duygusal” davranır. Örneğin, Nike ve Kinetix hemen hemen aynı özellikte ayakkabılar üretmektedir. Sporcuların çoğunun Nike tercih etmesinin nedeni ise, diğer sporculara uyum sağlama veya kaliteli görünme isteğidir. Sırf bu nedenlerden dolayı, Kinetix daha uygun bir fiyata sahip olsa da daha az tercih edilen bir seçenek olmaktan kurtulamıyor.

Özetle, tüketicilerinizin markanıza olan ilgisinin artması için onlara ayrıcalık sunmanız, hayatlarındaki ihtiyaçlara yönelik cevaplar bulmanız ve onlara özel davranmanız markanıza fayda sağlayacaktır. Tüketicilerimizle her zaman her yerde bağlantılı olacağımız şekilde ve onların da bizlerle iletişimde bulunmaktan çekinmeyeceği yeni ve büyük tecrübeler sunmalıyız.

Ahmet Beliktay Bir garip iletişim emekçisi...

Yorum Bırak

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir